Terör örgütünün siyasi sözcüleriyle görüşmeler

Sevgili şehit aileleri, kader arkadaşlarım…

15 Ağustos 1984… Yurdumuzda Şemdinli ve Eruh’ta onlarca vatandaşımızın bir terör örgütü tarafından katledildiği o meşum tarih.

O tarihten bu yana bu terör örgütü ülkemize maddi ve manevi açıdan derin üzüntüler ve onulmaz acılar yaşatmıştır.

Ancak 16 Şubat 1999 tarihinde bölücü başının teslim edilmesi, yargılanması ve idam cezasına çarptırılması ile yeni bir sürece girilmiştir. Bu yasal süreç 17 Aralık 1999 tarihinde bölücü başının idam dosyasının Başbakanlık’ta bekletilmesi ile ilgili protokolün imzalanması ve bu arada idam cezasının Türk ceza kanunlarından kaldırılması bölücü örgütün dış destekleri ve iç yardakçılarını cesaretlendirmiş gelinen noktada ülkemiz bugünkü karmaşanın içine itilmiştir. Yetkililer sözde “Kürt açılımını” (!) kamuoyuna açıklamakta zorlanırken süslü cümleler kurarak sözde paketin sadece ambalajını takdime çalışmışlar ve paketin içinin İmralı ve Kandil’den gelecek önerilerle doldurulacağını gözler önüne sermiştir.

Terör örgütünün siyasi sözcüsü olduğunu asla inkar etmeyen ve bu hain örgütü terör örgütü olarak kabul etmeyen malum siyasi partiye “PKK’nın terör örgütü olduğunu kabul etmediği sürece randevu vermeyeceğini” açıklayan Sayın Başbakan nasıl olduysa başbakanlığı bir kenara bırakarak AKP’nin Genel Başkanı sıfatıyla terör örgütünün siyasi sözcüleriyle görüşmelere katılıyor. Bu durum Türk milletini kandırmak değildir de nedir? Bu takıyye yapmak değilse nedir?

Bu güne kadar ki gelişmelerde yüreği yanık şehit ailelerinin feryatlarını duymamak için adeta kulaklarını kapatan yetkililerin sözde Kürt açılımı konusu gündeme gelince fikir beyan etmeleri, çözüm önerileri getirmeleri, genel af hazırlıkları, hatta öldürülen teröristlerin ailelerine nakdi tazminat ödenmesi gibi absürt sayılacak beyanlar bu ülkeye hizmet, toplumsal barışa katkı değil olsa olsa sonu ihanete varacak bir sürecin başlangıcıdır.

Bu güne kadar terör örgütü ile bağını asla inkar etmeyen, milli iradenin tecelli ettiği TBMM’de göreve başlarken “Devletin bölünmez bütünlüğü, milletin huzur ve refahı ve Anayasa’nın temel niteliklerini korumak için çalışacağına namusu ve şerefi üzerine” and içmelerine rağmen Irak’ın kuzeyindeki aşiret reislerinin, Kandil’deki terör örgütü yöneticilerinin ve İmralı’daki bebek katilinin direktiflerini uygulamaya koydurtmak için var gücüyle çalışan malum siyasi partinin önerilerini dikkate almak, çözüm üretmek bu ülkeye ve bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür.

Şehit aileleri olarak bizim bu gelişmelere seyirci ve sessiz kalacağımız asla beklenmemelidir. Gerekirse evlatlarımızın fedakarlık, kahramanlık ve feragatlarından dolayı bizlere tevdi edilen övünç madalyalarının iadesi gündeme gelebilir.

Elbette ülkemizde terör bitsin. Bir daha acılar yaşanmasın, etnik kimliğimiz ne olursa olsun Türk milleti üst kimliğinde bütün etnik farklılıktaki vatandaşlarımız huzurlu, mutlu ve güven içinde yaşasınlar. Bunu kim istemez ki? Ancak bunun yolu sözde Kürt vatandaşlarımızın demokratik haklarının savunuculuğuna soyunan malum siyasi partinin terör örgütü ile bağını koparıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yasalarına bağlı olduğu kabul etmesi ile mümkün olacaktır.

8 Ağustos 2009 tarihinde Ajanslar’ın Ankara’da OHAL Gazileri Derneği’nin (ki bu derneğin üye sayısı 20 bile değil) üç şehit annesini alarak Diyarbakır’da teröristlerin annelerini ziyaret ederek özür dilemelerini ve toplumsal barışa katkı sağladıklarını iddia eden çabalarını da bölücü başı lehinde kamuoyu oluşturma çabaları olarak değerlendiriyor şiddet ve nefretle kınıyoruz.

Eğer birisi özür dileyecekse, terör örgütüne yardım ve yataklık ederek, siyasi sözcülük yaparak, bu millete 25 yıldır maddi ve manevi acılar yaşatanlar olmalıdır. Oysa bu hainler hala küstahça davranmakta ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni şantaj ve tehdide devam etmektedirler.

Bu durum yurdunu ve milletini seven basiretli vatandaşlarımızın dikkatinden kaçmamaktadır.

Saygılarımızla…

10 Ağustos 2009

İzmir Şehit Aileleri İnsan Hakları Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Adına

Nurettin Yeşilbağ
Yönetim Kurulu Başkanı

Paylaşmak için...Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin
Comments are closed.