Pazar, Mayıs 22, 2022
Ana Sayfa Haber Sözde barış yürüyüşünü (!) organize eden ve katılanlara açık mektup

Sözde barış yürüyüşünü (!) organize eden ve katılanlara açık mektup

“Tek dil”, “tek vatan”, “tek bayrak”, “tek millet” uğruna gencecik bedenlerini kahpe kurşunlara hedef eden ve bu ulvi değerler için kara toprağa düşüp “bayraklaşan” vatan evlatlarının anne, baba, kardeş, eş ve çocukları ve bu vatanın birlik ve bütünlüğünü önemseyen bütün vatandaşlar son günlerde yaşanmakta olan gelişmeleri hayret, ibret ve nefretle izliyor.

Tarihin tozlu sayfalarında gezindiğimizde her milletin içinden hainler çıktığı görülmüştür zaman zaman. Ancak bunlar kadar alçakça ve haincesine rastlamak mümkün değildir. Namuslu vatandaşlarımızın ödediği vergilerden ve “tüyü bitmemiş yetimin hakkı” olan gelirlerden maaş alıp ta bu ülkeye zarar vermeyi temel gaye edinen sözde milletvekillerinin, sözde aydınların terör örgütüne ve onun elebaşına açık methiyeler düzmesine bu ülke vatandaşlarının daha ne kadar tahammül ve hoşgörü göstereceğini kestirmek çok güçtür.

Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve fedakar emniyet güçlerimizin, bu millete ve bu vatana zarar vermekten başka hiçbir amaç taşımayan ve düşmanlığını her fırsatta açıklamaktan kaçınmayan terör örgütü ve onun elebaşının tasfiye edilmesine yönelik, kar kış demeden operasyonlarına devam ettiği şu günlerde terör örgütü yandaşlarının başlattığı sözde “barış yürüyüşünün” (!) amacı nedir? Bu soru vatanın ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü önemseyen, milletin huzur ve refahına önem veren bütün namuslu vatandaşlarımızın kafasını karıştırmaktadır.

Daha dün Diyarbakır’da yapılan ve suçsuz günahsız gençlerimizin kara toprak olmasına sebep olan hain saldırıyı düzenleyen bu örgüt değil miydi? Bu saldırıyı nefretle kınadığını açıklayan, bu gün sözde barış yürüyüşünü düzenleyen zatı muhterem (!) değil miydi?

Sözde barış yürüyüşü (!) otobüsü üzerinden ağzından salyalar saçarak Türkiye Cumhuriyetini devletine kin ve nefret kusan zatı muhterem (!) 22 Temmuz 2007 seçimlerinde milletvekili seçilerek TBMM kürsüsünden milletin huzur ve refahı için çalışacağına namus ve şerefi üzerine yemin eden zat (!) değil miydi?

Sözde Kürt vatandaşlarının özgürlüğü adına mücadele verdiğini her fırsatta ağzına sakız eden terör örgütü mensupları değil miydi, Doğu ve Güneydoğu bölgemizde can güvenliğini ortadan kaldıran ve oradaki masum vatandaşlarımızı evinden barkından eden, çoluk çocuk demeden katliamlar yapan? Bu cani örgütün yaptığı eylemlerden dolayı göçler yaşanmadı mı bu bölgemizden ve göçler sonucu büyük şehirlerde açlık ve sefalet yaşanmıyor mu?

Bu nasıl bir çelişkidir ki hem o vatandaşlarımızın haklarını savunduğunuzu iddia edeceksiniz, hem de en büyük zararı onlara vereceksiniz. Bu zatı muhteremler (!) sözde barış yürüyüşüne devam ederken Hakkari Yüksekova’da yaşanan patlamada iki güvenlik görevlimizin yaralandığı haberi ajanslara düşmüştür.

İşte bu zatı muhteremler (!) bu eylemleri düzenleyen kanlı terör örgütüne ve bu canilere canlı kalkan olmak üzere yola çıkmıştır.

Beyler, artık maskenizi çıkarın ve açıkça itiraf edin niyetinizi. Çünkü sizin kimden yana olduğunuzu Türk’üyle, Kürt’üyle, Doğulusuyla, Batılısıyla yediden yetmişe bu aziz millet bilmektedir.

Artık maskenizi çıkarın yüzünüzden ve “okkalı bir Osmanlı tokadına” hazır tutun suratınızı. Çünkü bu milletin hoşgörü sınırını zorlamaya başladığınızı görün ve uyanın gaflet uykusundan.

Ve şunu aklınızdan hiç çıkarmayın:

Bu milletin sabri ve hoşgörüsü engin deniz gibidir. Ama gazabından kaçınmak gerekir. Vakit geç olmadan aklınızı başınıza toplayın.

Size bu milletçe uzatılan dost elinin değerini bilin ve o elin yumruğa dönüşmesine yol açacak davranışlardan kaçının. Tarihe bir göz atın, göreceksiniz, o yumruğu yiyenlerin feleği şaşmıştır.

Siz o yumruğu yememeye çalışın…

Yönetim Kurulu adına Nurettin Yeşilbağ

Önceki İçerikÖnemli duyuru
Sonraki İçerikOh be! Nihayet…
İLİŞKİLİ HABERLER

GÜNCEL HABERLER

- Advertisment -